3 Nisan 2011 Pazar

SERENAD

e.min 3.bölüm alıntıdır.

Dünyayı bir tek ben mi yavaş algılıyorum böyle zamanlarda... İlk ten temasları... Demir’in Asi’yi ilk belinden kavradığı an gibi unutulmaz bu anda. Demir... ona doğru aldığı o bir kaç adımda...  gözleriyle el koyuyor Asi’ye daha o uzaklıkta. Ne çok ve ne özel şekillerde belli etmiş ilgisini ona.  Bir kadının bu ilgiyi hissetmemesi mümkün mü...  değil!  Asi’de bu bir çeşit ‘ele geçirilme’ duygusunun tesiri altında... ama aynı zamanda alıkoymuş Demir’i kendinde acımasızca... geri tepen bir tutsak etme, adeta. Asi hep kaçtı ondan ama bu kez müsade ediyor kendine ve Demir’e... yerleşiyorlar birbirlerine...  Demir’in eli, Asi’nin ince  bluzunu sıyırıp geçiyor ve kenetliyor onu belinden kendine...  duyup duymadıklarından e.min değilim... müzik mi çalıyor oralarda bir yerde?..  Onlar tenlerinin yarattığı bir kainatta yaşıyorlar dokunur haldeyken birbirlerine... bu dokunuş hiç değişmiyor... parmak uçlarında olabiliyor veya Demir’in yakan eli Asi’nin belinde... ya da bütün bedenleri birbirinde... İlk günden beri böyle... en baştan beri böyle.

Demir’in kolunu sıvazlayarak omuzunu bulurken bir eli, ganimetini yoklayan bir komutan edasında, Asi.  Demir ise nasıl kana kana kabulleniyor bu teması... onun omuzuna tutunan parmaklarını...  avucunda yanan avuçları... ısrarla kendinden kaçsa bile... bu bakışları. Gece serin mi... onlar sıcak mı... alınan her nefeste yağmur yağar mı... Kim tutsak, neye tutsak...  görünmezken, gölgelerinin birbirine düştüğü bu yakınlıkta... Gecenin... dansın ve onun sıcağında... bir taze koku yükseliyor Asi’nin bedeninden Demir’e... bunu alıyorum. Toprak kokar, su kokar  o... ama bu gece... asi bir çiçek kokusu ulaşıyor Demir’e, bunu biliyorum.  Bakışlarından başka artakalan hiç bir şey yok... o an herşeyiyle Asi, Demir’de.  Onları da istiyor cürretkarca...  dayatıyor gözleriyle... ‘Yüzüme bak... yüzüme bak dedim sana’... bu nasıl bir davet... bu nasıl bir  zorlama.  Bağlayıcı bu kıskaçta...  asi bakışlar pes edip, dönüyor ona. Demir’in beklediği bu... Asi onda böyleyken, intikam kimin umurunda... güzel bir şeyler söylemek istiyor ona...


funda


SERENAD

Senden başka kimse bilmesin istiyorum
Gözlerimin nasıl aşka çağırdığını
Bakışlarımın nasıl gel diye haykırdığını
Gözlerimden, belli oluyor seni sevdiğim

Ellerimin aradığı ellerindir geceler boyu
Mümkün değil, bu sevgiyi bıçaklayamam ki
Ne yapsam, dolmuşum artık, saklıyamam ki
Ellerimden belli oluyor seni sevdiğim

Nasıl bekliyorum özlemle, görüyor musun?
El ayak çekilsin, sonsuz bir gece gel
Tarama saçlarını, öylece gel
Dudaklarımdan belli oluyor seni sevdiğim

Başka yangınlara benzemez bu yangın, sönmez
Bir şey var her yerimi tutuşturan yakan
Bu sensizlikte sebil çeşmeler misali akan
Gözyaşlarımdan belli oluyor seni sevdiğim

Sevgilerin en ölmezini sana sakladım, gel
Şimdi denizler en mavi, ormanlar en yeşil
Seninle olayım da dünya umurumda değil
Dinle; kalbimin vuruşundan belli oluyor seni sevdiğim

Ümit Yaşar Oğuzcan

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme