“Asi bütün ayrıntıyla bana anlatır mısın?... Benim için çok önemli”. Bunu söylemene gerek yok Demir, yüzünden akıyor zaten! Sen değilmiydin “Sevgi insanın saklayamadığı tek şeydir” diyen... sevgilerin yüzünde zaten...
sana bakmak suya bakmaktır
sana bakmak allah'a inanmaktır.
Omuzlarından boynuna, oradan sevdiğinin yüzüne kademelerle çıkıyor Demir’in bakışları... o kendisine bakmazken ona bakmayı seviyor Demir... onu seyretmeyi... hayalleri yerine gerçeğini... gözleri açık onunla ilgili hayaller kurmayı seviyor Demir... Demir’in kendisini seyretmeyi sevmesini seviyor Asi... onun için birşeyler yapmayı, onunla ilgilenmeyi... Demir’i seviyor Asi.
funda
ben senin en çok sesini sevdim
buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
önce aşka çağıran,sonra dinlendiren
bana her zaman dost, her zaman sevgili
ben senin en çok ellerini sevdim
bir pınar serinliğinde, küçücük ve ak pak
nice güzellikler gördüm yeryüzünde
en güzeli bir sabah ellerinle uyanmak
ben senin en çok gözlerini sevdim
kâh çocukça mavi, kâh inadına yeşil
aydınlıklar, esenlikler, mutluluklar
hiç biri gözlerin kadar anlamlı değil
ben senin en çok gülüşünü sevdim
sevindiren, içimde umut çiçekleri açtıran
unutturur bana birden acıları, güçlükleri
dünyam aydınlanır sen güldüğün zaman
ben senin en çok davranışlarını sevdim
güçsüze merhametini, zalime direnişini
haksızlıklar, zorbalıklar karşısında
vahşi ve mağrur bir dişi kaplan kesilişini
ben senin en çok sevgi dolu yüreğini sevdim
tüm çocuklara kanat geren anneliğini
nice sevgilerin bir pula satıldığı bir dünyada
sensin, her şeyin üstünde tutan sevdiğini
ben senin en çok bana yansımanı sevdim
bende yeniden var olmanı, benimle bütünleşmeni
mertliğini, yalansızlığını, dupduruluğunu sevdim
ben seni sevdim, ben seni sevdim, ben seni... ümit yaşar oğuzcan
... Bir kez daha Asi ile diz dize, elleri boynunda... Asi devam ediyor araştırmaya... avucu alnını buluyor Demir’in... nasıl bir ateş almaysa bu, kavrıyor parmaklar alnını ve saçlarının bir kısmını birlikte... parmaklar kıpır kıpır, duramıyor yerinde... hele baş parmağı kendi gibi asi, kaşlarından alnına seviyor dokundukları yeri... birkaç saniyede hatıralar geliyor geri... tanımazlar mı birbirlerini ama anlamazlığa geliyorlar herşeyi... Demir’de , Asi’de aslında biliyorlar birbirlerini nasıl etkilediklerini...
o kadar çok seviyorum ki seni sevmeyi
yalnızca sen olduğun için hayatımda
kendimi bile seviyorum
sen olunca aklımda.
kalbimi seviyorum seni seviyor diye
gözlerimi seviyorum seni görüyor diye.
ruhumu seviyorum, senin ruhuna
bu kadar yakın diye.
varlığımı seviyorum,
sırf sana borçlu olduğum için
mutluluğumu seviyorum.korkmuyorum seni sevmekten
gözleri dönüyor sevdiğinin bir türlü yelelerin üzerinden ayrılamayan parmaklarına. Kendine tatlı tatlı eziyet eden hayallerinde, onun sahiplenen kavrayışları hep ensesinde gezer... Asi, gözlerinin önünde... o kararlı okşayışlarını veriyor gibi ensesine... bu dokunuşları da sürüklemeli kendine, uzanıyor sevdiğine... bulup bulup bırakıyor parmaklarını sevdiğinin... hele tepkisi Asi’nin! Ne yelelerinden ne Demir’den vazgeçiyor... dokunuşları her ikisine de yetiyor... öyle büyük bir yürek saklı ki sevdiğinde... sakınmıyor Demir’i gözlerinde göstermeye
usayken'den alıntıdır
İki kalp arasında en kısa yol:
Birbirine uzanmış ve zaman zaman
Ancak parmak uçlarıyla değebilen
İki kol.